Köpek ve Bebek Aynı Evde Olur mu? Bölüm 1: Burcu-Eliz ve Jack!

0

İki birbirinden özel anne ile harika sohbetler ettik. Röportajları bir çırpıda yazmaya kıyamadık ve iki bölüm halinde yayınlamaya karar verdik. Böylece iki bölümlük bir Arkası Yarın serimiz oldu🙂

Çokça tartışılan, anneleri hatta doktorları bile ikiye bölen bir konu:

Evcil hayvan ve bebek aynı evde olur mu?

Sağlıklı mı?

Olursa ne olur?

Bizim bu konudaki tarafımız belli ama bunu birebir deneyimleyen iki anneden daha iyi bir örnek, açıklama olamaz dedim ve iki harika anne ile röportajımı farklı bölümler halinde sayfalarımıza not ediyorum. İkinci röportajım “Hande ile Uzay’ın kedileri ve köpekleriyle maceraları” haftaya bugün yine bu sayfalarda olacak🙂

İlk anne aslında aynı zamanda bir meslektaş:) Keyifbebesi web sitesinin kurucusu ve Pr uzmanı Burcu Bayraktar Beştaş… Burcu, doğumu itibariyle severek ve ilham alarak takip ettiğim enerji dolu bir anne. Kendisiyle yaptığım bol sevgi ve gülümseme garantili sohbetimi ve dünya tatlısı Eliz ile köpeği-can dostu Jack‘in öyküsünü taktimimdir🙂

Tuğba K.M.

Muhteşem üçlü: Burcu-Eliz ve Jack:) ♥

Burcu, köpeğiniz Jack ne zamandır sizinle?

Jack bize geldiğinde henüz 2 aylıktı ve yıl 2009’du. Yani Jack çoook uzun zamandır bizimle🙂

Cinsi nedir?

Jack bir Alman kurdu. Aslında tam doğru adını söyleyeyim kendisi bir German Shepherd🙂

Hamile olduğunu öğrendiğinde Jack ile ilgili bir kaygın oldu mu?

Açıkçası benim hiç ama hiç kaygım olmadı. Hatta bu konuda neden kaygılanılır onu da anlamadım. Tahmin edeceğin gibi çok garip bir şekilde beklediğim ve beklemediğim bir çok kişiden ‘Jack’i ne yapacaksınız?’ gibi saçma sapan sorulara maruz kaldım tabi. Yani şöyle düşün bizim izlediğimiz filmlerde özenerek baktığımız ya da sosyal medya videolarında hayran olduğumuz birlikte büyüyen bebek ve köpekler, kendi başımıza gelince ‘Ayy nasıl olur’ a dönüyor?

Ne demek nasıl olur? Tabi ki bal gibi olur:) Jack konusunda tek sorun vardı benim için. Dışarıda çok heyecanlı bir hayvan kendisi… Köpek görünce çeken, hoplayan zıplayan bir arkadaş yani. Ben 8 aylık hamileliğime kadar akşam gezmelerine çıkarttım onu… Bir tek orada düşmemeye dikkat ettim anlayacağın. Ama onun dışında zaten düzenli veteriner geldiği için sağlık açısından bir korkum olmadı hiç. Bir çok hayvan hamileliği hissediyor biliyorsun ama komik bir şekilde Jack hiçbir özel yaklaşımda bulunmadı mesela. Doğunca ne yapacak diye daha çok merak ettim o yüzden…

Doktorların bu konudaki yorumları kişisel yaklaşımlarına göre değişiyor. Senin doktorun hangi gruba giriyor:)

Doğru söylüyorsun… İş kişiselleşiyor. Köpek seven doktor uygun buluyor, sevmeyen uzak dur diyor. Halbuki bu konuda kişisel bir bakış açısı olamaz bence. Benim doktorum için söylemem gerekirse konu bile yapmadı bunu. Ama o herkesin korktuğu meşhur testi yaptırmadan önce kendisine ‘negatif çıkarsam ne yapacağımı’ sordum tabi ki. Özellikle köpekte bunun çok az riskli olacağını ama eğer bende bir özel durum çıkarsa, biraz tedbirli olmamın iyi olacağını söyledi. Gerçi bu anlamda Jack’in aşıları tam ama dışarı çıktığı ve toprak, çim alanlarda gezdiği için taşırsa diye bir riskti bu. Ama tabii ki ben çocukluğundan beri hayvanlarla büyüdüğüm için testte riskim çıkmadı.

Not: Daha komiğini söyleyeyim aslında bu testte bağışıklığı çıkmayanlar az pişmiş et, çok çok iyi yıkandığından emin olmadığı salataları bile yiyemiyorlar. Yani sadece kedi köpek değil bu işin riski. Ama eğer bağışıklık durumu varsa benim gibi özgürce kucak kucağa yaşayabilirsiniz. Bende durum negatif çıksaydı ne yapacaktım onu da söyleyeyim sana. Doktorum tabi ki kararı bana bırakacağını söyledi böyle bir durumda. Ama ben Jack’i yine evde bizimle tutacaktım ama çok öpmeyecektim onu ve biraz daha ellerimi vs. dezenfekte etmeye özen gösterecektim🙂 En başa dönersek doktorların bu işi kişisel olarak yorumlamalarını yanlış buluyorum.

Bu durumda hamileliğinde Jack hep yanında mıydı?:)

Evet hem de her anında. Dediğim gibi pek hamileliğimi hissetmese de koca karnımın üzerinde az uyumadı🙂

Özel olarak dikkat ettiğin, veterinerinin de önerdiği konular oldu mu?

Jack’in doğduğundan beri tüm aşıları çok düzenli yapılıyor. Veterinerime de sordum tabi ki bunu. Kendisi yılda 2 yaptığı kist aşısını yılda 3’e çıkarabileceğimizi söyledi. Biz de öyle yaptık. Ama onun dışında Jack ve bizim hayatımız için bir değişiklik olmadı. Burada kimsenin dikkat etmediği bir başka önemli nokta var. Aslında evdeki kedi, köpek o evin ilk çocuğu ve aslında eve gelen bebek onun kardeşi🙂 O yüzden nasıl kardeş gelen eve pedagogdan destek alıyorsa, evdeki dört ayaklı kardeş için de ön hazırlık yapmak gerek. Ben ilk olarak Eliz’e aldığım eşyaları koklatarak başladım onları tanıştırmaya. Veterinerin de tavsiyesi bu olmuştu zaten.. Bir de bize Eliz eve gelince hemen ayakları falan koklatıp tanıştırmamızı ve Eliz’i ondan kaçırmamamızı önerdi…

Gelelim Eliz’in doğumuna, ilk ne zaman tanıştılar?

Doğumdan 2 gün sonra Eliz ile hastaneden eve döndük. Ve ben veterinerimi dinleyip ilk iş Eliz’in ayaklarını koklatarak tanıştırdım bu ikiliyi… Tahmin edeceğin üzere bir sürü tavsiyeye maruz kaldım bu arada. En çok önerilenler

‘Jack’i ilk döneminde bir köpek oteline yollamam’

‘İkisini aynı odada uyutmamam’

‘Jack’i Eliz’e çok yaklaştırmamam’ oldu!

Ben ise kendilerini direk aynı odada yatırarak başladım bu işe. Bu dönemde Jack’i bir gün bile otele yollamadım. Ama itiraf etmek gerek. Bu süreç Jack için kolay olmadı. Eliz’in geldiği ilk gece, tüm gece vızır vızır söylenerek uyudu hatta neredeyse hiç uyumadı. Anlayamadı kim olduğunu ve garip bir şekilde endişeli bir gece geçirdi. İkinci geceden sonra mızmızlanmaları azaldı. Sonrası ise gittikçe rahatladı. Ama çok uzun bir dönem Jack, Eliz’i yok saydı. Eliz’i her yaklaştırdığımızda veya her kucağımıza aldığımızda kafasını çeviriyordu.

 Eliz ve Jack’in bebeklikten itibaren evdeki yaşamları nasıl oldu? Kısıtlamaların var mıydı?

Bahsettiğim gibi biz Jack’i kısıtlamadık ama o kendisini biraz soyutladı. Pek katılmadı Eliz’in olduğu ortamlara. Mümkün olduğunda odasına kaçtı. Bu arada odası dediğim bizim yatak odası zaten. O en baştan beri hep bizimle uyuyordu. O tarz düzenini hiç bozladık yani. Ama Jack’in Eliz’i kabullenmesi onun ek gıdayla tanışmasıyla başladı🙂

Ne zaman Eliz, mama sandalyesinden aşağı ekmek peynir atmaya başladı işte o zaman gerçek aşkı gördük Jack’in gözlerinde… Sonrası ise çorap söküğü gibi geldi. Eliz’in onunla oyun oynamaya başlaması ise aşklarını pekiştirdi. Jack normalde çok dikkatsiz, tez canlı, 3-5 saniyeden fazla yanına oturup sevemediğim çünkü hemen koşmaya başlayan hiperaktif bir alman kurdu. Ancak Eliz onun göbeğine yattığında ya da oyuncaklarıyla yanına oturduğunda en az yarım saat hareket etmeden oturduğu oldu. Size normal gelebilir ama yarım saat bir yerde oturmak Jack için bir ömre bedel🙂 O yüzden ikisinin ilişkisi bizi hep şaşırttı ve gülümsetti.

 

Jack’le birlikte yaşamanın Eliz’e yansımaları nasıl?

Şöyle bir sorun oldu bizde… Eliz, Elmyra gibi bir çocuk oldu. Sokakta gördüğü her hayvanı hunharca seviyor. Tabi Jack’i sıkıştırmaya, öpmeye, ona sarılmaya o kadar alışık ki diğer hayvanların bundan hoşlanmama ihtimali yok Eliz için🙂 Onun dışında bence hayvanlarla büyüyen çocuklar kesinlikle daha mutlu ve daha sevgi dolular. Eliz yediği her şeyin bir lokmasını Jack’e veriyor mesela. Doğuştan paylaşımcı yani. Bence her çocuk bir hayvanla büyümeli ve dünyadaki tek canlının insanlar olmadığını, onların kendi dilleri içinde nasıl birlikte yaşadığımızı kendileri görmeliler. Bu arada Jack’teki durum da çok fena. Kendisi şuan Eliz’e obsesif. Özellikle bahçe gibi açık alandaysak adım ilerisinde yürüyor ve onu asla bırakmıyor. Evden çıkarken arkasından ağlıyor. Durum ciddi yani🙂 Şaşırtacak kadar düşkünler birbirlerine. Daha komiği biz Jack, Eliz’i düşürüyor ne yapsak derken, şuan Eliz Jack’i o kadar çok sıkıştırıyor ki hayvan ondan bunaldı ve bazen Eliz’i görünce saklanır oldu🙂 Zaten sıkıntıya, fazla sıkıştırıp sevilmeye gelemeyen bir hayvan, bir de zorla yemek yedirip, öpülünce dayanamıyor. Bunlar hep fazla sevgiden🙂

Şimdi sözü sana bırakıyorum🙂 Tüm bu sorduklarımın genelinde hamilelik- bebek ve evcil hayvan konusuna senin yaklaşımın nedir? Ve tabii bu konunun acemilerine önerilerin? Öncelikle bu keyifli sohbet için çok teşekkür ederim… Ben bu konuda çok soruya maruz kalıyorum. Özellikle Jack’in Alman Kurdu olması insanları ekstra şaşırtıyor. Ama köpeğin büyüğü küçüğü yok. Hem köpeği hem de çocuğu olan biri olarak şunu söyleyebilirim ilk olarak.

Köpek bakmak daha zor🙂 Neden derseniz. Onun gezme saatleri, onun için alabileceğin dış destekler daha limitli. Sevgisi ile zorluğunu aşan bir durum köpek bakmak. Çocuk ise gerçekten insanın akıl sınırlarını zorlayan bir sevgi. Onu aylarca yıllarca yazsam anlatsam ifade edemem sanırım. Öncelikle şu noktada anlaşalım. Çok çok aşırı özel bir sağlık durumu olmadıkça bir köpek ve bebeğin bir arada büyümesinde hiçbir sıkıntı yok. Sıkıntı bunun olamama ihtimalini düşünenlerde! İkisinin de sevgisi o kadar saf ki onları bir arada izlemek insana hayata dair umut veriyor. Benim her gün en sevdiğim anlar onların sarılıp öpüşme anları. Bir de mesela tatil dönüşü kavuşmaları var ki gerçekten gülme krizine giriyoruz.

Konunun bir acemiliği yok aslına bakarsan. Sadece evinizdeki kedi veya köpeğinizin bebekten önce geldiğini ve bebeğiniz doğmadan önce ona öz çocuğunuz gibi baktığınızı ve her yerde bu şekilde aşkla ondan bahsettiğinizi unutmayın🙂 Jack gibi bir hiperaktif köpek Eliz’e aşık olduktan sonra neler olmaz bu hayatta🙂 O yüzden Keyif Bebesi www.keyifbebesi.com) bloğumda da sık sık ikisinin macelarına yer veriyorum artık. Bence iyi örnekler insanları daha da cesaretlendirecektir.

Hayvanlar ve bebekler birbirlerini doğuştan seviyorlar. Yeter ki siz aralarına girmeyin…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here