Sao Paulo’da Bir Koza

0

Masallardan fırlamış gibi duran Sao Paulo’daki 1+1 ev, Rogerio Sobrinho ve Cecilia Dianze’nin hayallerini yansıtıyor. Yaşam alanlarının bir koza gibi sarmalandığı evin ana fikri ise sıcak ama kullanışlı bir mekan yaratmak.

Hazırlayan Selin Akal Gülmez  Fotoğraflar Denilson Machado/ MCA Studio

Bazı evler vardır, hayal kurmanızı ve içinde keyif almanızı sağlar. Brezilya’nın en güzel şehirlerinden biri olan Sao Paulo’da konumlanan bu ev de onlardan biri. Çünkü eve adımınızı attığınız anda hayal kurmaya başlıyorsunuz. Ancak evin özellikler bununla da bitmiyor. Sıcak, modern ve kullanışlı olmasının yanında bir masal karesinden fırlamış gibi duran, keyifli bir dekorasyona da sahip. Hatta ben onu Cindirella’nın sihirli bal kabağına benzettim. Bunun nedeni ise; bu muhteşem evin, şehrin eski mahallelerinden birinde, belki de 50 yıllık bir binanın 4. katında konumlanıyor olmasından kaynaklanıyor. Bina o kadar eski ve kötü gözükürken, içinde bu evi barındırıyor olması adeta sihir gibi…

 

192 metrekare olan ev, mobilya tasarımcısı Rogerio Sobrinho’ya ait. Burada kız arkadaşı Cecilia Dianze ile yaşıyor. Çocukluğu bu mahallede geçen Sobrinho ve Dianze, yeni bir ev almak istediklerinde burada karar kılmışlar.

“Babam ben 2 yaşındayken vefat etmiş. Annem de ananemin yanına, Sao Paulo’ya taşınmış. Benim ve iki kardeşimin geçimini temizlik yaparak sağlıyordu. Bu apartmana da temizliğe gelir, bizi de kapının önünde oynamamız için bırakırdı. Çocukluğum buranın önünde top oynayarak geçti aslında. O zamanlar, yaşıtlarıma göre oldukça kısaydım ve bu bina bana kocaman gözükürdü. Bazen top oynamayı bırakır, bu apartmana bakar ve hayaller kurardım. Annem bu apartmandaki 4 daireye temizliğe gelerek beni ve kardeşlerimi okuttu. Geçtiğimiz yıl da aramızdan ayrıldı. Ben de onun anısını yaşatmak için burada bir ev almaya karar verdim. Cecilia da, bu kararımı destekledi. Çünkü onunla da bu binanın önünde tanıştık. Cecilia’nın babasının bu sokakta dükkanı vardı. Okuldan sonra dükkana gelir ve sokakta bizimle oynardı,” diyor Rogerio Sobrinho.

Çocukluk hayallerinin peşinden koşan çift, 4. kattaki 2 daireyi beğenmiş ve geçtiğimiz sene satın almışlar. Ancak hayallerindeki evi tek başlarına yapamayacaklarını anlayıp, profesyonel bir destek almaya karar vermişler. Bunun için de Cecilia’nın kuzeni mimar Guilherme Torres’ten yardım istemişler. Torres, çiftin istediği gibi bir ev yapmak için önce kattaki iki daireyi birleştirmekle işe başlamış. Tüm duvarları yıkılan evler, çiftin ihtiyaçlarına göre yeniden planlanmış. Baştan aşağıya yenilenen, hatta kalan duvarlardaki kolonların bile güçlendirildiği evde inşaat işleri 4,5 ayda tamamlanmış.

“Cecilia ve Rogerio’nun burada 1+1, iki daireleri vardı. Hayallerinde de büyük bir evden ziyade daha sıcak ve küçük bir yaşam alanı düşlüyorlardı. Biz de bunu yapmaya çalıştık. Duvarları yıktık, tesisatları yeniledik, apartman boşluğuna bakan pencereleri olabildiğince küçülttük. Sonunda da büyük ve kullanışlı bir 1+1 tasarlamayı başardık. En azından onların hayallerini gerçeğe dönüştürdük,” diyor evin mimarı Guilherme Torres.

Büyük bir kütüphane etrafında şekillenen ana yaşam alanı; salon, mutfak ve çalışma bölümünü içinde barındırıyor. Kütüphanenin arkasında da, evin koridoru ve giriş holüne bulunuyor. Ancak kütüphanedeki gizli bölmeler kapandığında, ana yaşam alanının diğer alanlarla iletişim de kesilmiş oluyor.

Kütüphanenin genişliği ve kapladığı alan göz önünde bulundurulduğunda mobilya ve renk seçimleri de ayrı bir önem kazanmış. Gün ışığından yeterince faydalanamayan evin aydınlık gözükmesi için Guilherme Torres duvarlarda beyaz rengi tercih etmiş. Zeminde ise hem mekana zıtlık katması hem de beyaz rengi dengelemesi için siyah epoksi kullanılmış. Mobilyalarda da gri, beyaz, ahşap ve kahve tonları seçilerek, mekandaki renk dengesi sağlanmış.

“Kuzenim Cecilia bir entomolog, yani böcek bilimci. Ana çalışma konusu ise kelebekler. Bu yüzden de bu evi planlarken ondan ilham aldım. Evi adeta bir koza gibi düşündüm. İç içe geçen yaşam alanları ve bu yaşam alanlarının farklı işlevleri olması… Aslında bu ev onların hayaliydi ama son yıllarda yaptığım en güzel 1+1’lerden biri diyebilirim. Bence hem hayallere, hem de göze hitap ediyor…” diye anlatıyor bu dönüşüm hikayesini Guilherme Torres.

Evin başrol oyuncusu olan kütüphane, Torres’in bahsettiği gibi adeta bir koza görevi görüyor. Kütüphanenin çevrelediği salonda üç farklı oturma alanı bulunuyor. Tüm bu oturma alanlarının merkezini yine kütüphane oluşturuyor. Ana oturma alanı ise büyük, çift taraflı bir koltuk ile belirlenmiş. Koltuğun arka bölümü televizyon izleme alanı olarak kullanılıyor. Aslında bir nevi oturma odası…

 

Mutfağın hemen önüne konumlandırılan yemek masası ise hem salonla hem de mutfakla bir bütün olarak düşünülmüş. Yemek masasının karşısındaki üçüncü oturma alanı ise yemek sonrası kullanımlar için. Mutfağın paralelinde ise çalışma alanı var. Çiftin evde yapması gereken işlerini, ana yaşam alanı ile iletişim kesilmeden yapmalarını sağlamak amacıyla düşünülen çalışma odası, salonun devamı gibi planlanmış.

 

Yatak odası ve banyo ev sahiplerinin ihtiyaçlarına gore planlanmış. Banyo mobilyaları, Vida Pura tarafından özel olarak hazırlanmış. Yatak odasında kullanılan ahşap ürünlerin tamamı ise Moonlight Design tarafından tasarlanmış.

 

Mobilya ve renk seçimleri de bu devamlılığı destekliyor. Kütüphanenin arkasında kalan ve ana yaşam alanı ile gizli bir kapı sayesinde ayrılan bölümde ise giriş holü, yatak odası ve banyo bulunuyor. Yatak odası da, evin geri kalanı gibi bir koza görevi görüyor. Merkezde yatak odası var ama odanın ortasında büyük bir giyinme alanı ve ebeveyn banyosu bulunuyor. Yatak odası da bu odaları sarmalıyor. Adeta bir koza gibi…

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here